Akademisyenler ve İşi Bilenler

Perakende Günleri 2005 kapsamında “İcranın Gücü” başlıklı bir konuşma yapan Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, şöyle der:

“Uzun yıllar iş geliştirmenin işin önemli bir kısmı olduğuna inanmıştım. Ben galiba fikrimi değiştirdim. Dönüp geriye bakınca strateji ve iş geliştirmenin ‘iş’in sadece yüzde 5’ini, uygulamanın ise yüzde 95’ini oluşturduğunu gördüm. Dolayısıyla her şey insanda bitiyor. Bana bilmek ve yapabilmek arasında bir tercih yap deseler, kesinlikle oyumu yapabilmekten yana kullanırdım. Güç, artık yerine getirme kabiliyetine dönüştü”

Şu an Amerika’daki en büyük online ciroyu yapan ilk yüz şirkete baktığımızda, bunlardan hiçbirisinin ülkemizde olmadığını  görüyoruz. Gün gelecek bu baba şirketler ülkemize gelecekler.

Daha yolun çok çok başındayız ve online ticaret şu an hayal bile edemediğimiz bir seviyeye ulaşacak. E-ticaret alanında kaliteli, tecrübeli ve işi bilen insanlara ihtiyacımız olacak. Şu an iş gücü yeterli seviyede değil ve online sektöredekiler işi ancak işte öğrenebiliyorlar. Sadece kitaplardan birşeyler okumuş olan, buna karşın işin içerisinde hiç yer almamış akademisyenlerimizin gençlerimize öğretebileceği ise “teori” olarak kalıyor.

Dünya, akademisyen egoları ve kompleksleri temelinde hareket ediyor olsaydı, bu yukarıda belirttiğim projelerden sizce kaçı online olabilirdi? Mesele işin uygulaması değil de teorisi olsaydı, bugün facebook ve twitter hayatta olur muydu?

Herşeyin hızlandığı ve uygulama çerçevesinde büyüdüğü günümüzde; bilenlerin değil, yapabilenlerin bir yerlere geldiğine şahit oluyoruz.

Eski bir hikaye vardır. Bir gün öğretmen sınıfa girer ve o gün ders konusunun “vals” olduğunu söyler. Valsin tüm kavramlarını, teorisini anlatır. Tarihsel geçmişi ve felsefesinden bahseder. Nasıl yapıldığına ve ne olduğuna da değinir. Ders biter. Öğrencilerine anlayıp, anlamadıklarını sorar. Öğrenciler “anladık” derler. Öğretmen bir vals parçası koyar ve “hadi vals yapın bakalım o zaman” der.

İşte bizler eğitim kurumlarımızdaki bu akademiksel, teorisel kafa yapısını değiştirmediğimiz sürece, gençlerimiz yine işlerini, işte öğreniyor olacaklar. Çünkü malesef  işin uygulamasını bilmeyenler, işi öğretemeyecekler. Bununla beraber senelerini ve gönüllerini e-ticarete vermiş, gerek seminerlerde, gerek aktivitelerde yıllardır sektörün dinamiklerini takip eden bazı kıymetli  hocalarimizi tabii ki ayri bir yere koymamız gerekecektir.

2 comments to Akademisyenler ve İşi Bilenler

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>