Mesafeli Satış Sözleşmesi

2002 senesinde AKP Hükümeti’nin iktidara gelmesi ile birlikte diğer birçok konuda olduğu gibi, teknolojiyede de o ana kadar yapılmayan yatırımlar yapılmaya başlandı. Sahibinden.com’un kurucu ortağı sıfatıyla katıldığım bir panelde, düzenlenecek kanunlarla ilgili olarak Başbakanlık tarafından görevlendirilmiş yetkililerle sohbet etmiştik. Demek ki boş değildi bu sohbet.

Ülkemizde e-ticaret biraz büyüdüyse ve şu an yabancı yatırımcılardan bahsedebiliyorsak bunun temelinde genelde kimsenin farkında olmadığı 2 önemli nokta var:

1- 8.3.1995 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, 6.3.2003 tarihinde kabul edilip 14 Mart 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4822 sayılı Kanun’la önemli ölçüde değiştirilmesi ve önemli eklemelerin yapılması.

2- Yine 2003 senesinde yapılan altyapı yatırımları ve ADSL bağlantının yaygınlaşarak evlere girmeye başlaması.

Peki nedir bu mesafeli satış sözleşmesi?

Mesafeli Satış Sözleşmesi, tüketiciyi koruma amaçlı çıkarılan yukarıda bahsettiğimiz kanunun bir yaptırımıdır. İnternet üzerinden bir ürün ya da hizmet satın alan kişi, mağazada olduğu gibi ürüne direk dokunamamaktadır. Ebatları, rengi, malzemesi hakkında çok net bilgi sahibi olamamaktadır. Bu sözleşme sayesinde ürün kendisine teslim edildikten sonra herhangi bir sebep göstermeden ürünü iade edebilmektedir.

Ayrıca satış yapan site ürün ve hizmetle ilgili fiyat, kdv, kargo gibi önemli bilgileri kullanıcıya belirtmek ve faturada da göstermek zorundadır ki, bir şekilde müşteri yanılmasın/yanıltılmasın.

İnternet üzerinden alışveriş yapmak, mesafeli sözleşmenin sunduğu “Cayma Hakkı” yani neden belirtmeksizin belli bir süre içerisinde iade etme hakkından dolayı müşteriye büyük avantaj sağlamaktadır.

“Ben internetten ürün almam görmem, dokunmam lazım” deyip mağazadan aldığı ürünü iade edemeyenleri gördüm.

“Ben internete güvenmiyorum, kredi kartımı çalarlar” deyip çağrı merkezinde satış yapan operatörlere kredi kartı bilgilerini verenleri gördüm.

Bunlara şaşırmıyorum ancak internetten ticaret yapmanın web sitesi yapmaktan, ibaret olduğunu sananlara hala şaşırıyorum.

İnternet sektöründe söz sahibi insanların aslında birinci önceliği bu algıyı değiştirmek ve tüketiciyi bilinçlendirmek olmalıydı. Buna karşın onlar zırt, pırt her konuda ahkam kesip tribünlere oynamayı yeğlediler ve şişirdikleri e-ticaret sektörünü yeni bir darboğaza soktular.

Gerek finansal ve ödeme sistemleri ile ilgili konular olsun, gerek satış sonrası ve iade/değişim ile ilgili konular olsun, kanunlar tüketiciyi korumaktadır. Tüketici ise hala internetten korkmaktadır. İnternetten asıl korkması gerekenler, internette iş kuranlar ve yönetenlerdir. Zira kanunlar her zaman tüketicinin yanındadır.

Bu yüzden de akıllı siteler her zaman kanunların, yani tüketicinin yanında olanlardır.

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>