Average is Your Enemy

Average_is_your_enemy17 years of work life has taught me that if you stay too close to the king, you could lose your head. You must always keep your distance even if he is your close friend and you should not spend time with him outside of work unless you have to.

It has taught me that no one will plan your career for you –  you had to do it for yourself. You must take action without waiting for orders and, most importantly, you must completely separate your personal life from your work life.

It has also taught me that management is not done by managing people but by setting them free. You need to be a shield in front of your team and act like an older brother. Never let anyone abuse that in your team.

Towards the end of 2007, I was torn from a company of which I was a founding partner, like a knight spent by the king. At one point, I even contemplated becoming a taxi driver because of work and money problems. In fact, no one, not even the king, understood that I rebelled in service of the king.

Yes, I rebelled in the past; against the people who pretended they were more than they really were and the people who were taken in by them. Against those who stuck to their corners and those who allowed them. Against the people who used business resources for their own benefit or used them for their own fights. Against those who judged unfairly and even got cursed for cruelty.

I decided that victory would not come by fighting them but by raising Jedis. Time sent me a signal that my years of work and hardship were for a great purpose when I met Cem Demiröz. That purpose was knowledge. It was the fact of having honest and ethical employess. It was the necessity of turning towards people who knew nothing rather than knew falsehoods.

First, I stopped rebelling. I had to come back as Gandalf the White.

I had to raise people who did not lobby, did not get cross with their colleagues, did not set traps and talk behind their backs, did not sell them out, did not suck up to a higher manager, who knew when it was necessary not to work, who could empathize, tried to develop themselves, defended the truth, were not afraid of making mistakes and most importantly tried to do better tomorrow than they did today. The idea of “ordinary” was to be our enemy!

It seems that I had to realize all the truths above and become ready to meet with Cem Demiröz. He had heard my name and wanted to find out my ideas on some issues. We met and talked for a long time.

After understanding each other a little bit, he asked,
-“Will you work with me?”
-“I will, but I do not want my methods to be interfered with,” I answered.
-“Also, I have a trip to America planned. Will that create a problem?” I asked.

-“When are you going?”
-“In two weeks time.”
-“If you do not go to America, I was going to ask you to come to Paris with me. There will be a meeting with a e-commerce managers from other countries and also you could meet with CEOs and boards of directors,” he said.

The person in front of me was a man who had a project on which he spent resources for three years and yet had not been able to put it into production yet. And normally I would expect him to fall into panic and say, “We will make you the project leader and you are planning to go to America a week later? Come on mate!” And then I would probably end up going to America and we would never meet again.

Upon hearing his humility and maturity, I said,
-“Of course, the project is more important, I will go to America some other time.”
-“Cengiz, if you want, you can come to Paris with me and then you can go on to America,” he added. That was the vision I was looking for. I said I could work with this man at that moment. We went to Paris together. And thanks to his approach, I felt as if I had gone to America already.

I heard about the opening of our online sales site as I landed in Washington for a later US visit. We went online while I was on the plane. I believed in my team, they believed in me. They were free. They worked for no person, no money, no king, no manager. They worked for themselves and their own business ethics and even suffered a few hardships. They stayed in the office with me until 1 o’clock in the morning every day for a month even though I said, “You can leave my friends,” because we had succeeded in becoming a team.

I think big projects are similar to theater plays. When the play is successfully presented and the curtain falls, you feel like crying. All those rehearsals and studies late into the night, chatting during breaks, shared happiness and sadness, difficulties and fights all roll in front of your eyes like a film from the moment the performance ends until it goes up again in a few seconds later for the encore. Then the applause and the salutation of the actors.

Those few seconds are priceless. They are exactly like the email I opened in Washington airport.

Thanks Cem; for my priceless team, for giving me the chance to successfully deliver a very difficult project from scratch and most importantly for really understanding me.

9 comments to Average is Your Enemy

  • ilhami

    Güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler.

  • Ahmet aydın

    Potansiyel tüm bunları yaşarken farkına varabilmektir. Altyapı yazılımın çok sağlam olduğundan çevrendeki olay ve şahısların değerini net okuyabiliyorsun. Yönetici, organizasyonu sadece yönetir ve başarı çalışanlar tarafından düşünülmez ama lider ise yön verir hedefe hep beraber ulaşılır.

  • Ahmet aydın

    Başarı zevki hep beraber yaşanır. Bu dünyada bunun farkına verebilmek şanstır ve bu da sende var. Önce AHLAKLI ve İYİ insan olmak gerekir sonra diğerleri çok kolay inşa olur, inşa olmazsa tarih kötüleri de iyi yazar….

  • Ahmet, değerli yorumların için teşekkür ederim. Dediğin gibi, ahlaklı ve iyi insan yetiştirme konusunda hepimize büyük sorunluluk düşüyor.

  • Tamer Gören

    Aldığın yolda, kaybettiğini düşündüğün anların sana kazanım olarak döndüğünü görmek mutluluk verici. Doğru zamanda doğru kişi ile karşılaşmış olmak da işin artısı olmuş. Tebrik eder, başarılarının devamını yürekten dilerim.

  • Saime Aydogdu

    Sevgili Cengiz
    Ne güzel bir yazı olmuş.
    Değişmemen dileği ile. Kariyerin aslında hiçbir şey olduğunu önemli olan iyi ve ahlaklı insanların önemli olduğunu ve eninde sonunda her hakkın yerini bulacağını biliyoruz.

  • Saime, hayatta önemli olan sağlıklı ve huzurlu olmak. Katılıyorum sana teşekkür ederim.

  • Tamer, seninle karşılaşmış ve tanışmış olmak bile büyük bir kazançtır benim için. Sağolasın.

  • Çok güzel bir yazı olmuş. İşaret ettiğin insanlar şu anda Türkiye’mizin can damarı olan finans sektörünü, para politikalarını yönetiyorlar. Nerede ise bütün köşe başları, altındaki ekibin düzgün iş yapmasına bel bağlamış, tek kabiliyeti finansal gücü olan patronlar ile dolu. Ülkemizde maalesef, o kadar büyük bir cahillik, işsizlik var ki, insanlar ya mecburiyetlerden, yada sadece emir almaya, düşünmemeye alışık oldukları için, suratlarına bakılmayacak insanlar için çalışmak zorunda kalıyorlar. Hepsinin ortak ana sebebleri, evlerine ekmek parası götürebilmek. Maalesef, bu sadece Türkiye ile ilgili bir sorun da değil aslında. Parası olan, parası olmayanı, altında çalışanı bir şekilde ezmekten zevk duyuyor. O gücü eleman yetişmek için değil, kendi zevkini tatmin etmek için kullanıyor. Kendi koltuğunu kaybetmemek için, aklımıza hayalimize gelmeyecek dalavereler çeviriyor. Üst düzeyde bir çalışan yada patron olan biri, soru olarak şöyle bir sorunun cevabını dürüst olarak verebildiği ve bu cevabı anlayabildiği zaman bana göre geldiği konumu haketmiştir: Ben buraya ileride benim yerimi alabilecek kapasitede yeni elemenlar yetiştirmek, kazandığım tecrübe ve bilgilerimi aktaramak için mi geldim? yoksa sadece kin, nefret, öfke, dalavere ile cebimi doldurmaya mı? Bütün cevaplar aslında bu soruda gizli. Ama bu soruyu kaç tane üst düzey yönetici veya patron sorabilir???? Daha da önemlisi dürüst olarak cevaplayabilir??? Devamında, düzgün iş yapmak, ahlaklı iş yapmak, ekip olmak…Hepsi ama hepsi bu soruyu doğru olarak cevaplayabilip, anlayabilen insanlar olduğu sürece geçerli konular. Yoksa bana göre, dünyanın en iyi ekibini kur…Başındaki adam eğer sadece kendi cebini doldurmayı düşünen, bilgisiz, yetersiz ve işin kötüsü yetersiz olduğunu dahi anlayamayan biri, ek olarak bir de çok iyi bir demagog ise….Hepsi boş. Ama yazının bütünüdeki gerçekler ve inkar edilemeyecek doğrular, verdiğin örnek ile çok net olarak anlaşılıyor. Tabii bu yazıyı okuyup da anlayabilenler için. Doğruları yazma cesaretinden dolayı seni tebrik ederim. Keşki herkes bu yazdığını okuyup da kendi yanlışlarını anlasa, daha önemlisi bu yanlışları düzeltebilse, kendileri ile barışabilse ve eleştirilere açık olup, kendini düzeltebilse.

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>